BIEM, CISAC ve IFRRO tarafından hazırlanan “Private Copying Global Study 2026” yayınlandı.
Raporun, müzik endüstrisi profesyonellerine yönelik kapsamlı ve analitik bir özetini aşağıda sunuyoruz.
Rapor, özel kopyalama harcı sistemlerinin küresel ölçekte hukuki, ekonomik ve teknolojik boyutlarını incelemekte ve dijital dönüşüm bağlamında bu sistemlerin geleceğine ilişkin önemli çıkarımlar sunmaktadır.
Özel kopyalama, bireylerin telif koruması altındaki eserleri kişisel kullanım amacıyla çoğaltmasına izin veren bir istisnadır. Bu istisna, hak sahiplerinin uğrayabileceği gelir kaybını telafi etmek amacıyla cihaz ve depolama araçları üzerinden alınan harç bedelleri ile dengelenmektedir. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar, harici diskler ve benzeri cihazlar bu sistemin temel gelir kaynaklarını oluşturmaktadır.
Farklı uygulamalar
Küresel ölçekte özel kopyalama sistemlerinin uygulanışı son derece heterojendir. Rapor ülkeleri dört kategoriye ayırmaktadır: özel kopyalama istisnası bulunmayan ülkeler; istisna bulunmasına rağmen telafi mekanizması olmayan ülkeler; levy sistemi olan ancak etkin toplama ve dağıtım mekanizması bulunmayan ülkeler ve hem levy hem de dağıtım sisteminin işlediği ülkeler. Bu sınıflandırma, küresel ölçekte standardizasyon eksikliğini açık biçimde ortaya koymaktadır.
Rapor, iyi işleyen sistemlerin ortak özelliklerini de ortaya koymaktadır. Bunlar arasında esnek ve açık yasal çerçeveler, kurumlar arası koordinasyon, şeffaf toplama ve dağıtım mekanizmaları, düzenli güncellemeler ve veri temelli tarifelendirme yer almaktadır. Özellikle levy oranlarının 2 – 4 yılda bir güncellenmesi ve ampirik verilere dayandırılması, sistemin sürdürülebilirliği açısından kritik görülmektedir.
Gelirler artmıyor
Ekonomik analiz bölümüne göre, 2019 – 2024 döneminde özel kopyalama gelirleri sınırlı bir artış göstermiştir. Toplam gelir 1,044 milyar Euro’dan 1,061 milyar Euro’ya yükselmiş, en yüksek seviye 2022 yılında yaklaşık 1,175 milyar Euro olarak gerçekleşmiştir. Gelirlerin önemli bir bölümü Avrupa’da toplanmakta, Almanya ve Fransa tek başına toplam gelirin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Avrupa ülkeleri toplam gelirlerin % 85 – 90’ını üretmektedir.
Kişi başına düşen yıllık levy miktarları ülkeden ülkeye önemli farklılıklar göstermektedir. Bu miktarlar 0,05 Euro ile 9 Euro arasında değişmekte olup, sistemin kullanıcı açısından görece düşük maliyetli olduğu görülmektedir. Ancak bu farklılıklar, düzenleyici yaklaşımlar ve cihaz kapsamı açısından ülkeler arasında ciddi ayrışmalar olduğunu göstermektedir.
Dijitalleşme Kapsamı Genişletiyor
Raporun temel bulgularından biri, dijitalleşmenin özel kopyalama pratiklerini ortadan kaldırmadığı, aksine genişlettiğidir. Günümüzde içerik yalnızca fiziksel ortamlarda değil, bulut sistemlerinde, mobil cihazlarda ve platform tabanlı ortamlarda çoğaltılmakta ve saklanmaktadır. Bu durum, mevcut telif mekanizmalarının sürekli güncellenmesini zorunlu kılmaktadır.
Teknolojik dönüşüm, özel kopyalama sistemlerinin en büyük sınavıdır. Fiziksel medya kullanımının azalmasıyla birlikte, bulut depolama, NPVR sistemleri ve platform tabanlı kullanım biçimleri telif sisteminin kapsamını zorlamaktadır. Bu yeni kullanım biçimleri, mevcut levy sistemlerinin sınırlarını aşmakta ve yeni düzenleme ihtiyaçlarını gündeme getirmektedir.
Bu bağlamda rapordan çıkarılan en önemli stratejik sonuçlardan biri, telif sistemlerinin çok katmanlı bir yapıya evrilmesi gerekliliğidir. Geleneksel cihaz bazlı levy sistemine ek olarak, platform lisanslama mekanizmaları ve veri temelli kullanım ölçümlerine dayalı yeni telif modelleri geliştirilmelidir. Bu çok katmanlı yapı, dijital müzik ekonomisinin gerçek kullanım dinamiklerini daha doğru yansıtacaktır.
Çok katmanlı model üç ana bileşenden oluşmaktadır: cihaz bazlı levy sistemi, platform ve hizmet temelli lisanslama ve veri odaklı mikro telif mekanizmaları. Bu modelde aynı içerik, farklı kullanım biçimleri üzerinden birden fazla gelir akışı yaratabilmektedir. Bu durum, telif gelirlerinin çeşitlenmesini sağlarken, ölçüm ve düzenleme açısından yeni zorluklar da doğurmaktadır.
Yeni ürünler ve kullanım alanları
Rapor, özel kopyalama sistemine dahil edilmesi gereken yeni ürünleri tek tek sınırlı bir liste halinde sunmamakla birlikte, teknolojik dönüşümün yönüne bakıldığında sistemin kapsamının önemli ölçüde genişletilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu genişleme, klasik anlamda cihaz bazlı bir yaklaşımın ötesine geçerek, dijital kullanım biçimlerini de kapsayan daha esnek bir modele işaret etmektedir.
Bu çerçevede, özellikle bulut depolama sistemleri öne çıkmaktadır. Kullanıcıların içerikleri artık fiziksel cihazlara değil, bulut ortamına kopyalaması ve burada saklaması, özel kopyalama kavramının yeniden tanımlanmasını zorunlu kılmaktadır. Benzer şekilde, ağ tabanlı kayıt sistemleri (NPVR) ve zaman kaydırmalı izleme teknolojileri de kullanıcıların içerikleri daha sonra tüketmek üzere çoğaltmasına imkân tanıyan yeni kopyalama biçimleri olarak değerlendirilmektedir.
Rapor ayrıca bağlı cihazların (akıllı televizyonlar, IoT cihazları ve medya oynatıcılar gibi) içerik çoğaltma ekosisteminin bir parçası haline geldiğini vurgulamaktadır. Bu cihazlar her ne kadar klasik anlamda depolama aracı olmasa da, içeriklerin farklı ortamlarda yeniden üretilmesi ve tüketilmesi süreçlerinde aktif rol oynamaktadır.
Bunun yanında, doğrudan ürün kategorisi olarak tanımlanmamakla birlikte, dijital kullanım biçimleri de sistemin kapsamına dahil edilmesi gereken alanlar olarak öne çıkmaktadır. Streaming platformlarında sunulan offline dinleme özellikleri, platform içi çoğaltmalar ve çoklu cihaz senaryoları, ekonomik açıdan özel kopyalama işlevi gören ancak mevcut levy sistemlerinin dışında kalan kullanım türleri olarak dikkat çekmektedir.
Bu gelişmeler ışığında raporun ortaya koyduğu temel yönelim, özel kopyalama sisteminin statik cihaz listelerine dayalı yapısından çıkarılarak teknoloji nötr ve dinamik bir kapsama kavuşturulmasıdır. Buna göre, sistemin hangi cihazların kapsama alınacağından ziyade, hangi kullanım biçimlerinin ekonomik değer yarattığına odaklanması gerekmektedir.
Sonuç olarak
Raporun politika önerileri arasında, sistemlerin düzenli olarak güncellenmesi, veri temelli karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi, kurumlar arası iş birliğinin artırılması ve yeni teknolojilerin telif sistemine dahil edilmesi yer almaktadır. Ayrıca toplama ve dağıtım süreçlerinde şeffaflığın artırılması ve özel kopyalama gelirlerinin kültürel ve sosyal fonlar aracılığıyla sektöre geri kazandırılması önerilmektedir.
Private Copying Global Study 2026, özel kopyalama sistemlerinin dijital çağda hâlâ önemli bir telif aracı olduğunu, ancak mevcut haliyle yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. Geleceğin telif modeli, cihaz, platform ve veri temelli mekanizmaların birlikte çalıştığı hibrit ve çok katmanlı bir yapı üzerine kurulacaktır. Bu dönüşüm, müzik endüstrisinde gelir dağılımı, lisanslama ve düzenleme süreçlerini köklü biçimde etkileyecek potansiyele sahiptir.
Raporun tamamına erişmek için tıklayınız.
