Dijital Hizmetler Yasası Avrupa Birliği Gündeminde

2001 e-Ticaret Direktifi’ni yenilemeyi ve platformlara yeni kurallar getirmeyi hedefleyen Dijital Hizmetler Yasası’na ilişkin olarak Avrupa Parlementosu’nda yer alan çeşitli komitelerin raporlarını hazırlaması bekleniyordu.

 

İç Pazar (IMCO), Hukuk İşleri (JURI) ve Sivil Özgürlükler (LIBE) komiteleri, Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan Dijital Hizmetler Yasası’nın farklı yönleri üzerinde çalışmak üzere görevlendirilmişti.

 

İç Pazar Komite Raporu

 

Avrupa Birliği’nde Dijital Hizmetler Yasası’na ilişkin ilk rapor. İç Pazar Komitesi (IMCO) tarafından hazırlandı. Taslak olarak hazırlanan ve Raportör Alex Saliba tarafından kaleme alınan raporda söz konusu yasa için hangi hususların dikkate alınması gerektiği ortaya kondu.

 

E-Ticaret Direktifi’nin kapsamlı bir revizyona ihtiyacı olduğu görüşünde olan Sosyalist ve Demokratlar Grubu’ndan Raportör Alex Saliba, 2020 yılının son döneminde çıkması beklenen Dijital Hizmetler Yasası’nın hazırlığı sürecinde E-Ticaret Direktifi’nin kapsamlı değerlendirilmesi için aşağıdaki hususlara dikkat çekiyor;

 

  •  Şeffaflığı ve bilgi yükümlülüklerini içeren açık, net bir durum tespitiyle çerçevenin gözden geçirilmesi gerekmektedir.
  • “Avrupa ihtar ve eylem” mekanizması da dahil olmak üzere yasal olmayan online içeriğin kaldırılmasına ilişkin açık ve ayrıntılı prosedürler ve önlemler sağlanmalıdır.
  • Etkili denetim, işbirliği ve yaptırımlar dikkatle değerlendirilmelidir.

 

Önerilerin de yer aldığı raporda Alex Saliba, Djital Hizmetler Yasası’nın sadece çevrimiçi platformlarla sınırlı kalmayıp tüm dijital hizmetleri ve Avrupa Birliği ülkelerinde kurulmamış olsa bile Avrupa Birliği sınırları içerisinde hizmet veren tüm şirketleri kapsaması gerektiğine de vurgu yapıyor.

 

Hukuk İşleri Komite Raporu

 

Rapor, Sosyalist ve Demokratlar Grubu’nden Raportör Timo Woelken tarafından hazırlandı. Hukuk İşleri Komite Raporu (JURI Raporu) bağlayıcı olmamakla birlikte Avrupa Komisyonu’nun çalışmalarına siyasi bir yönlendirme sağlayacak.

 

Timo Woelken, içerik yönetimi ile ilgili olarak sözleşme haklarını düzenleyen bir Yönetmelik çağrısında bulundu. Teklif, kullanıcılar ve içerik barındırma hizmeti sağlayıcıları arasındaki sözleşmelerde ihtar prosedürleri, ihtar gereksinimleri ve anlaşmazlık çözümlerine ilişkin kuralların da dahil edilerek daha adil “şartlar ve koşullar” oluşturulmasını amaçlamaktadır.

İlginizi Çekebilecek Yazılar  Apple’a Yeni Antitröst Soruşturma İhtimali

 

Taslak rapor,  hizmet barındırma platformlarında içeriğin denetlenmesi ve iyileştirilmesi için kurallar / ilkelerin getirilmesi,  içerik yönetimi ile ilgili özel bir anlaşmazlık çözümleme mekanizması ile “İhtar ve Eylem” prosedürüne ilişkin açık ve uyumlu (yatay) kuralların getirilmesi gibi önerileri içermektedir. Ayrıca rapor bir Avrupa Ajansının oluşturulması önerisinde de bulunmaktadır.  Avrupa Ajansı’nın, içerik barındırma platformlarının, özellikle “ihtar ve eylem” prosedürleri standartlarını doğru uygulamasının ve bu platformların bahsi geçen Yönetmeliğe uygun hareket edip etmediğinin denetimi görevini üstlenmesi önerilmektedir.

 

Sivil Özgürlükler Komite Raporu

 

Avrupa Halk Partisi Grubundan Kris Peeters tarafından hazırlanan Sivil Özgürlükler Komitesi’nin (LIBE Raporu) raporu temel haklarla ilgili. Raportöre göre çevrimiçi yasadışı içeriğin çevrimdışı yasadışı içerikle aynı titizlikle ele alınması gerekmektedir. Kris Peeters,  Dijital hizmet sağlayıcılar için “anlamlı şeffaflık”, “uyumlaştırılmış prosedürler”, “usule uygun koruma”, “içerik denetleme sorumluluğu” ve “proaktif önlemler” ile ilgili yasal yükümlülükleri dahil etmeyi önermektedir.

 

Raportör, ihtar ve eylem mekanizmalarına ilişkin kurallarda platformlar için gereksiz düzenleyici yüklerden ve temel haklar üzerinde orantısız kısıtlamalardan kaçınmak amacıyla “orantılı ve dengeli bir bakım görevi yaklaşımı” ile açık bir sorumluluk zincirini destekleyen proaktif önlemler alınmasına ilişkin gerekliliğe dikkat çekiyor.

 

Yasadışı ve zararlı içerik arasındaki ayrımın altını çizerek, belirli bir bilgi parçasının bir Üye Devlette yasadışı kabul edilirken başka bir ülkede ifade özgürlüğü hakkı kapsamında olabileceğini belirterek “yükümlülük muafiyetleri ve AB düzeyinde içerik moderasyonu ile ilgili kuralların mümkün olan en geniş şekilde uyumlaştırılması” nı talep etmektedir. Dijital Hizmetler Yasası kurallarına uyumu gözetmek için bağımsız bir AB organının oluşturulmasını da desteklemektedir.

Fotoğraf: Frederic Köberl