Ceza Genel Kurulundan Yeni ve Etkili Bir Karar

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 28 Ocak tarihinde önemli bir karar aldı.

 

Karara konu davada, bir markette radyo vasıtasıyla müzik yayınının gerçekleştiğinin tespiti üzerine hak sahibi meslek birlikleri dava açtı. Mü-Yap, Müyorbir, Mesam ve Msg’nin şikayetçi olduğu davada sanığın ilk derece mahkemesindeki yargılamada beraat etmesi sonucunda meslek birlikleri davayı üst mahkemeye taşıdı.

 

Yargıtay 19. Ceza dairesinde görülen davada oy çokluğuyla ilk derece mahkemesinin kararı onandı. Yargıtay 19. Ceza Dairesi üyelerinden biri karara ilişkin karşı oy kullandı.

 

Karşı oy kullanan üyenin Yargıtay dairesinin çoğunluğu ile arasındaki görüş farkı; sanığın fiilinin manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz suçunu oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesine ilişkindi.

 

Sonrasında karşı oy kullanan üye tarafından doğrudan temsil ve vasıtalı temsil kavramları üzerinde duruldu ve aşağıdaki şekilde tanımlaması yapıldı:

 

Doğrudan temsil: Eser, icra veya yapımları içeren bir yayının otel, kafe, restoran, eğlence yerleri vb. umuma açık mahallerde izlenmesi veya dinlenmesinin sağlanması suretiyle yeni bir dinleyici veya izleyici kitlesine (yeni bir umuma) yayın yönünden sunulmasıdır.

 

Vasıtalı Temsil: Eser, icra veya yapımları içeren bir yayının otel, kafe, restoran, eğlence yerleri vb. umuma açık mahallerde izlenmesi veya dinlenmesinin sağlanması suretiyle yeni bir dinleyici veya izleyici kitlesine yayın içeriğinde yer alan eser veya icra yönünden ‘vasıtalı temsil’ niteliğindedir.

 

Temsilin umuma arz edilmek üzere vuku bulduğu mahalden, başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile naklinde de hak sahipliğinin eser sahibine ait olduğu belirtildi.

 

Umuma açık mahallerde anılan fikir ürünlerinin yayın içeriğinde sunulması, adeta ‘yeni bir umum yaratılması’ hak sahibinin yayın kuruluşuna verdiği iznin kapsamının dışına çıkılması anlamına geleceğinin üzerinde duruldu.

 

Karşı oyda, hak sahiplerinin tümünden önceden izin alınmadan yayınların umuma açık mahallerde gösterilmesine FSEK sisteminin izin vermediği belirtildi. Detaylıca açıklandığı üzere böyle bir davranışın FSEK nezdinde suç oluştuğu görüşüyle karşı oy kullanıldığı belirtildi.

 

Yargıtay 19. Ceza Dairesince oy çokluğuyla itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca tekrar değerlendirildi.

İlginizi Çekebilecek Yazılar  Trump Yönetimi, Google'a Karşı Antitröst Davası Açtı

 

Ceza Genel Kurulu verdiği kararda fikri hakların gelişimi sürecinde önemli olan birçok noktaya dikkat çekti.

 

Meslek birliklerinin üyelerine ait bildirim listeleri, yetki belgeleri ve Cosis ve Cisac sisteminden alınan belgeleri de hak takibi için yeterli kabul etti.

 

Kararda doktrinden önemli hocalara atıflar yapıldı. Basamak sistemi hakkında bilgi verildi. Eserin her yeni umuma veya tüketiciye ulaşması basamak sistemi olarak adlandırıldığı, mali hakların kullanımında bu sisteme dikkat edilmesi gerektiği, müzik eserinin umuma yönelik temsilini sağlayan kullanıcının basamakta yer alan hak sahiplerinden ayrı ayrı izin alması ve hak sahiplerine kullanımlara ilişkin uygun bir bedel ödemesi gerektiği belirtildi.

 

Bir musiki eserin, kaset veya CD/DVD’den veyahut radyo televizyon kuruluşlarının gerçekleştirdiği yayından istifade ederek umuma açık mahallerde vasıtalı temsilini gerçekleştiren umuma açık mahal sahiplerinin, 5846 sayılı Kanun’un 41/1. maddesine göre hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden aynı Kanun’un 52. maddesine uygun sözleşme yaparak izin alması zorunlu olduğu bildirildi. Sadece yayın kuruluşundan alınan iznin yeterli olmadığı hak sahipleri olan eser sahibi, icracı sanatçı, fonogram yapımcısı ve yayın kuruluşundan ayrı ayrı yazılı izin alınması gerektiğini ifade etti.

 

Eser, İcra, Fonogram, Yapım ve Yayınların Kullanılması ve/veya İletilmesine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/2. maddesine dayanarak yapılan Ek A cetvelindeki sınıflandırmaya yer verildi. Yönetmelikte de düzenlendiği üzere Ceza genel kurulu kararında 50 metrekareden büyük yerlerin umuma açık mahal olduğu belirtildi.

 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu , somut davada kasıt unsuru gerçekleşmediği görüşüyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verdi. Her ne kadar söz konusu uyuşmazlıkta kasıt unsurunun mevcut olmadığı görüşüyle suçun manevi unsuru yönünden gerçekleşmediği belirtilerek, itiraz reddedilse de bu karar fikri hakların gelişimi aşamasında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun verdiği önemli bir karardır.