Analog mu Dijital mi?

Müzik dünyasının uzun bir süredir cevabını aradığı analog mu dijital mi sorusu bir kez daha gündeme düştü. 2018 yılında duyurulan, süper vinyl veya HD vinyl olarak adlandırılan üretim teknolojisinin 2021 yılı içinde kullanılacağına dair haberler tartışmayı canlandırdı.

 

Müzik profesyonellerinin iyi bildiği gibi dijital ses aslında bir taklit. Dalgalar halinde ve kesintisiz olan doğal ses dalgalarının 0 ve 1 olarak tanımlanmış hali. Analogcuların aslı varken taklidi neden dinleyeyim diye sormalarının temel nedeni de bu durum.

 

Teknolojik gelişmelerin hız kazanması sonrasında kayıt işlemlerinden başlayarak satış aşamasına kadar bütün bir çevrimde dijital hakim olmaya başladı. Stüdyolardaki büyük analog cihazların yerini bilgisayar programları alamaya başlarken, üretim süreci dijital kaydın gerçekleştirilmesine dönüştü. Satış ise neredeyse yok oldu ve yerini dinleme döngüsü, yani bir çeşit erişim hakkı aldı.

 

Plak satışlarının yavaş yavaş artması ve son yıllarda CD satışlarını yakalaması hatta geçmesi konuyu yeniden gündeme taşıdı. Analog sistemin ürünü olan plakların daha kaliteli ses sağlayabilmesi için yapılan çalışmalar hızlandı.

 

HD Vinyl

 

Avusturyalı Rebeat firması tarafından 2016 yılında yapılan patent başvurusu sonucunda duyulan HD vinyl esas olarak nihai üretimi değil “Stamper” aşamasını ilgilendiriyor. 3D ve laser teknolojileri kullanılarak seramik bir plakaya yapılan kayıt sayesinde aradaki bir çok proses atlanıyor ve üretimdeki baskı sayısı 10.000 adete kadar çıkabiliyor. Üstelik birinci vinyl ile on bininci vinyl arasında hiçbir kalite farkı olmuyor. Teknoloji patent almış durumda ama üretim henüz başlamadı. Bu yıl içinde üretime geçilmesi bekleniyor. Bu durumda “Gerçek ses” çok daha iyi bir hale gelecek ve dijital kayıtları gölgede bırakacak iddiaları kaçınılmaz olarak ortaya çıkıyor.

 

Ses Analog mu Dijital mi?

 

İlginizi Çekebilecek Yazılar  Spotify’dan Kişilik Saptama Patenti

Yukarıda ifade edildiği gibi hemen hepimiz ses dalgalarının sürekli olduğunu kabul ederiz. Bu nedenle  örnekleme oranı çok daha yüksek olan analog kaydı daha fazla beğenme eğiliminde olmamız yadırganmaz. Bir çok profesyonel bu nedenle analog tercihini dile getirir. Ne var ki endüstri standartı giderek dijital hale geldiğinden her aşamada analog teknolojisiyle üretilen bir ürüne ulaşmak giderek imkansızlaşmaya başlıyor. Öte yandan bir CD’den dinlenen “temiz” bir sesin keyfi de bir çok insan için vaz geçilmez.

 

Dijital mi analog mu tartışmasında ezber bozucu bir bilimsel saptama var. Kuantum fiziği, klasik fiziğin tersine bir sonuç ortaya koyuyor. Kuantum mekaniğine göre enerji – şekli ne olursa olsun – süreklilik göstererek değil, tekil yani birbirinden tamamen bağımsız enerji paketleri halinde yayılır. (Daha fazla bölünemeyen bu en küçük enerji paketi birimlerine “Kuantum” denir.) Birim enerji paketinin adıdır kuantum. Yani, doğanın en temel işleyiş şekillerinden olan ses, ışık, manyetizma gibi dalga fenomenleri kuantum fiziğinin bize sunduğuna göre, devamlılık arz eden yapılardan değil, birbirinden bağımsız tekil birimlerden oluşur. Bildiğiniz dijital ortam gibi yani.

 

Tartışmaya Devam

 

Bu tartışmanın daha uzun süre devam edeceğine şüphe yok. Dijital teknolojideki gelişmelerin 16 Bit ve 44,100 Hertz kısıtlarını aşabilir hale gelmesi durumunda insan kulağının gerçek sesle farkı anlayıp anlayamayacağını bilebilmek şimdilik zor gözüküyor. Diğer yandan hayatın temposundaki hızlanma insanların bir ritüeli olan plak dinlemeye ayırabildikleri süreyi çok azaltıyor. Anlaşılan o ki tartışma uzun bir süre daha devam edecek. Rebeat üretime başladıktan sonraki dinleyici deneyimi ise hepimiz için bir merak konusu. Gerçek HD kalitesinde bir plak dinlemenin keyfinden vaz geçmek mümkün olmayabilir.

 

Fotoğraf: Guillaume TECHER