Kanada müzik sektörü, YouTube ve diğer lisanslı platformlardaki müziği hak sahiplerinin izni dışında kullanan servislerle mücadeleyi yeni bir aşamaya taşıdı.
Haziran ayında büyük plak şirketlerinin başvurusu üzerine Y2Mate, YTMP3 ve Savefrom gibi akıştan kopyalama (stream-ripping) servislerine karşı ülkenin müzik sektörü adına ilk site engelleme kararını veren Kanada Federal Mahkemesi’nin ardından, bu kez Universal Music Group ve Sony Music Group, IFPI ve Music Canada koordinasyonunda Musi uygulamasının geliştiricilerine karşı hukuki süreç başlattı. Yeni hamle, müzik sektörünün yalnızca akışı indirilebilir dosyaya dönüştüren siteleri değil, lisanslı platformların altyapısını kullanarak kendi reklam ve abonelik gelirini yaratan uygulamaları da hedef almaya başladığını gösteriyor.
Yeni Hedef Musi
IFPI ve Music Canada tarafından 6 Ağustos 2026’da açıklanan hukuki girişimde Universal Music Group ile Sony Music Group, Kanada merkezli Musi’nin geliştiricilerini hedef aldı. Hak sahipleri, Musi’nin YouTube’dan müzik içeriğine yetkisiz biçimde eriştiğini, telif hakkıyla korunan ses kayıtlarını kamuya lisans almadan sunduğunu ve YouTube’un içerikleri korumak için kullandığı teknik önlemleri bilinçli biçimde aştığını ileri sürüyor.
Musi klasik anlamda bir akıştan kopyalama sitesi değil. Y2Mate veya YTMP3 gibi servisler kullanıcıya bir YouTube bağlantısını indirilebilir kalıcı bir ses dosyasına dönüştürme imkanı verirken Musi, YouTube’daki içerikleri kendi uygulama arayüzü içinde bir müzik dinleme hizmeti gibi sunuyor. Ancak plak şirketlerinin itirazı aynı ekonomik noktada birleşiyor: üçüncü taraf bir servis, lisanslı bir platformdaki müziği kendi ürününün girdisi haline getiriyor ve bu kullanım için ses kaydı hak sahipleriyle ayrı bir lisans ilişkisi kurmuyor.
IFPI, Musi’yi ‘parazitik uygulama’ olarak tanımlıyor. Kuruluşun iddiasına göre uygulama, lisanslı müzik servislerinin sunduğu pek çok işlevi taklit ederken üçüncü taraf platformlardaki telif korumalı içeriğe yetkisiz erişime dayanıyor. Musi’nin kendi reklamlarını göstermesi ve abonelik modeli üzerinden gelir elde etmesi de davanın ekonomik boyutunun merkezinde bulunuyor.
YouTube Lisansı Musi’yi Korumuyor
Uyuşmazlığın temelinde, YouTube’un müzik için sahip olduğu lisansların üçüncü taraf bir uygulamaya otomatik olarak aktarılıp aktarılamayacağı sorusu bulunuyor. Musi geçmişte, dinletilen içeriğin zaten YouTube tarafından lisanslandığı ve YouTube üzerinden hak sahiplerine ödeme yapıldığı yönünde bir savunma çizgisi izledi. Plak şirketleri ise Musi’nin YouTube içeriğini kendi ticari hizmetinin parçası haline getirmesinin ayrı bir kullanım oluşturduğunu ve YouTube’un teknik önlemlerinin aşılmasının bu modeli meşru olmaktan çıkardığını savunuyor.
Bu ayrım, dijital müzik ekonomisi açısından önemli. Bir platformun bir eseri veya ses kaydını çevrim içi olarak iletme yetkisine sahip olması, üçüncü bir hizmete aynı içeriği kendi arayüzünde yeniden paketleme, abonelik satma veya reklam geliri yaratma konusunda otomatik hak vermiyor. IFPI ve Music Canada’nın yeni girişimi, bu lisans zincirinin sınırlarını yargı önünde daha belirgin hale getirmeyi amaçlıyor.
Musi, Eylül 2024’te hak sahipleri ve YouTube’dan gelen şikayetlerin ardından Apple App Store’dan çıkarılmıştı. Uygulama yeni kullanıcılar tarafından indirilemiyor; ancak daha önce cihazlarına yükleyen kullanıcılar hizmete erişmeye devam edebiliyor. Musi, uygulamanın mağazadan çıkarılması nedeniyle Apple’a dava açmış, ancak ABD’deki federal mahkeme Mart 2026’da davayı kesin olarak reddetmişti. Mahkeme, Apple’ın geliştirici sözleşmesi kapsamında uygulamaları mağazadan kaldırma konusunda geniş yetkiye sahip olduğuna hükmetmişti.
IFPI Küresel Mücadeleyi Kanada’ya Taşıyor
Kanada’daki gelişme, IFPI’nin son yıllarda akıştan kopyalama ve lisanssız müzik hizmetlerine karşı yürüttüğü küresel uygulama zincirinin bir parçası. IFPI, Temmuz 2026’da Endonezya’da 13 akıştan kopyalama sitesinin engellenmesini sağlayan ilk sektör eylemini koordine etti. Kuruluşa göre söz konusu siteler bir önceki yıl Endonezyalı kullanıcılardan toplam 500 milyonun üzerinde ziyaret almıştı.
Bundan önce Ekim 2025’te Vietnam’da Y2mate.com dahil 12 akıştan kopyalama hizmeti kapatılmıştı. IFPI bu sitelerin önceki 12 ayda dünya genelinde 620 milyonun üzerinde ziyaret aldığını açıklamıştı. İngiltere, Avustralya, Brezilya ve çeşitli Avrupa ülkelerinde de benzer site engelleme ve kapatma yöntemleri uygulandı.
Kanada’nın önemi ise dünyanın en büyük kaydedilmiş müzik pazarlarından biri olması. IFPI Global Music Report 2026 verilerine göre Kanada, 2025’te kaydedilmiş müzik gelirlerini yüzde 5,6 artırarak dünyanın dokuzuncu büyük pazarı konumunda yer aldı. Music Canada verilerine göre ülkede akış gelirleri 2025’te yüzde 4,5 artarak 747 milyon Kanada dolarına ulaştı; ücretli abonelik akışı gelirleri ise 598,5 milyon Kanada doları oldu. Bu nedenle yetkisiz servislerin lisanslı akış ekonomisinden trafik çekmesi, hak sahiplerinin gelir modeli açısından doğrudan önem taşıyor.
Uygulama Mağazaları da Baskı Altında
Musi davasının bir başka dikkat çekici yönü, sektörün yalnızca hizmet işletmecilerine değil, uygulama mağazalarına ve içeriğin çekildiği dijital platformlara da daha hızlı müdahale çağrısı yapması. IFPI Üst Yöneticisi (CEO) Victoria Oakley, hukuki sürecin mobil uygulama mağazalarının ve bu uygulamalar tarafından kullanılan müzik servislerinin doğrudan eylemleriyle desteklenmesini beklediklerini açıkladı.
Bu yaklaşım, korsanla mücadelede yalnızca mahkeme kararlarına dayalı modelden altyapı sağlayıcıların da sorumluluk aldığı daha geniş bir uygulama modeline geçiş anlamına geliyor. Bir korsan siteye erişimin internet servis sağlayıcısı tarafından engellenmesi ile bir lisanssız uygulamanın App Store veya Google Play gibi dağıtım kanallarından çıkarılması aynı hedefe farklı noktalardan müdahale ediyor.
Apple’ın Musi’yi 2024’te App Store’dan kaldırmış olması bu yöntemin etkisini gösterirken, uygulamanın eski kullanıcıların cihazlarında çalışmaya devam etmesi tek başına mağaza müdahalesinin her zaman yeterli olmadığını da ortaya koyuyor. Universal ve Sony’nin yeni hukuki girişimi bu nedenle uygulamanın dağıtım kanalından çıkarılmasının ötesine geçerek hizmet modelinin kendisini hedefliyor.
